Psikoterapi

beylikdüzü psikoterapist - beylikdüzü terapist
Beylikdüzü’nde Psikoterapist Arayanlar İçin Bilgiler

İnsan odaklı olan ve insana yardımın profesyonellik içinde gerçekleştirilmesi anlamına gelen psikoterapi, farklı isimlere sahip çok sayıda model halinde insanlara yardım amacına hizmet eder. Modellerin her biri kendi içinden geldiği bir kurama dayanır. İçinden geldiği kurama özgü bir teorik dile, tekniklere ve psikolojik sorunlara farklı  açılardan bakma özelliğine sahip olan psikoterapi modelleri, insanı da, insanın yaşadığı psikolojik zorlukları da birbirinden çok ayrılan şekillerde açıklarlar. Bu özellikleri, psikoterapilerin bir bölümünü doğru, diğer bölümünü yanlış yapmaz. Gerçeği farklı açılardan gören farklı yaklaşımlar arasında bulunan ve birbirinden uzak fikirlerin biri doğru ve diğeri de yanlış olmak zorunda değildir.

Bilimsel psikoterapi modelleri, danışan olarak başvuran insanlara en iyi yardımı sunabilmek için sürekli olarak yenilenir. Bilim, daha güncel ve daha geçerli bilgiler bulunduğunda eskileri kenara koyar ve güncel ve yeni olanı geçerli kabul eder. Aynı durum psikoterapi için de aynen geçerlidir. Bir psikoterapi modeli içinde güncellemeler ve yenilikler görülürken, yararlı olmadığı görülen bir terapi yerini yararlılığı bilimsel olarak kanıtlanmış terapi modeline bırakır. Kendisini yenilemeyen bilim, bilim olamayacağı gibi kendisini yenilemeyen psikoterapi de insanlara yararlı olmaktan uzak bir etkinlik olarak kalmak durumundadır.

 

Etkili Psikoterapi : Bilişsel Davranışçı Terapi

Blişsel davranışçı terapiye göre duygular, düşünce ve davranışlar birbirlerini etkiler. Belli bir durumda bir insanın aklından geçen düşünceler, yaptığı yorumlar o insanın ne hissettiğini ve nasıl davranacağını belirler. Bu temel gerçeğin danışanlarımızla paylaşılarak açıklanması ile bilişsel davranışçı terapinin yapılandırılmış terapi seansları başlar.

Bilişsel davranışçı terapide hedef gerçekçi / dengeli düşünmek ve işlevsel / adaptif davranmaktır. Psikoterapi yaklaşımı, düşüncelere ve davranışlara müdahale etme esasına dayanır. Hiçbir müdahalede bulunmadan danışanın konuştuğu, psikoterapistin dinlediği bir model değil, tam tersine yeri geldiğinde müdahaleleri de içeren bir psikoterapi modelidir ki bu özelliği BDT’yi aktif ve etkili bir terapi haline getirmektedir.

BDT, diğer terapilerden kısa sürede uygulanabilen, daha pratik ve daha yapılandırılmış psikoterapi seanslarına dayanır. Bir çok bilimsel çalışma bilişsel davranışçı terapinin depresyonda, kaygı bozuklukları ve diğer birçok psikolojik sorunda etkili olduğunu kanıtlamıştır.

İnsan olumsuz duyguları yoğun ve uzun süreli hissetmeye başladığında, olumsuz düşünceleri zihninden uzaklaştırmak isteyip bunu sağlayamadığı gibi, davranışlarında da kaçınmalar belirgin olarak fark edilmeye başlar. Genellikle bu aşamada psikoterapi desteğine ihtiyaç duyulur ve psikoterapiste başvurulur.

Olumsuz duygular, olumsuz düşünceler ve kaçınma davranışları bir insanın yaşamında bir yandan kendisini kötü ve değersiz ya da başarısız hissetmesine neden olur. Kaçınma davranışları nedeni ile, yaşamsal ihtiyaçlarını karşılayamamaya başlar. Bu kısır döngüde yer alan ve döngüyü sürdüren olumsuz düşüncelere ilaveten bir de “İhtiyaçlarımı karşılayamıyorum, kendimi sürekli kötü hissediyorum. Ne kadar beceriksiz ve aciz bir varlığım” düşüncesi zihnine takılıp kalır.

Psikoterapist Bireysel Çözüm Üretmeli

Psikoterapist, kendisinden yardım bekleyen insanlara bireysel çözüm üretmek durumundadır. Her insan farklı ve sorunları da kendine özgü olduğu için, psikoterapide sunulan çözüm de bireysel, kişiye özel olmalıdır. Aksi halde herkes için aynı plan ve programla hareket etmek, çözüme ulaşmayı imkansız hale getirecektir.

Başvuran bireylere ayrı ayrı psikoterapi programı oluşturulmalı ve bu program danışanla beraber gerçekleştirilen değerlendirme seansında ve daha sonrasında oluşturularak, danışanın ilerlemelerine göre sürekli güncellenmelidir. Bilişsel davranışçı terapide tam olarak bu yapılır.

Psikoterapi, yaşamının zor bir anında sizden yardım almaya gelmiş bir insanı anlama ve onun zorluklarını hissetme sanatıdır. İnsanlar zor anlarında sizden anlayış beklerler. Bazı insanların psikoterapiye gelmelerinde yargılanmış, yadırganmış ve dışlanmış olmaları etkili olmuştur. Bu nedenle psikoterapide yargılama, yadırgama ve dışlama asla olmamalıdır. Bu olumsuz davranışlar, sağlıklı hiçbir insan ilişkisinde bulunmaz. Anlamak, hissetmek ve empati yapmak, psikoterapistin davranış alışkanlıkları arasında olmalı ve içselleştirilmelidir.

Bilişsel Davranışçı Terapide “Bugün”

Bilişsel davranışçı terapide “Bugün” özellikle önemlidir. Danışanlarımızın bugün ne hissettikleri, ne düşündükleri ve ne yaptıkları bizim için son derece önemlidir. Bugün nelerin yapılamadığı da önemlidir o yüzden de gündemde “Bugün” yer alır, bugün yapmak istenen ancak yapılamayan hedeflere adım adım ilerlenir.

İnsan yaşamında hayati öneme sahip, ihtiyaçların giderilmesinde olmazsa olmaz beceriler her zaman önceliklidir. Danışanlarımızın zorlanmaları sebebiyle sınırları iyice daralmış olan yaşamlarına bir esneklik, genişlik ve özgürlük katılması adım adım ilerleyerek gerçekleşir.

Önem sırasına uyarak, en önemli ve acil olandan en önemsize, en kolay adımdan ve en zora gidilerek başarıya ulaşılır.

Bireysel hedefler / amaçlar ve bireysel psikoterapi programları doğrultusunda yapılandırılmış seanslarla ilerleyen Bilişsel Davranışçı Terapi danışanın ihtiyaçlarına ulaşmasına yardımcı olur.

Danışanlarımızla yaptığımız çalışmalar boyunca bizler danışanlarımızı ilerleme yönünde cesaretlendirir, teşvik ederiz. Danışanlarımızın kaydettiği en küçük ilerlemeleri bile fark etmeye önem veririz. İnsan gelişiminde büyük ya da küçük olması fark etmeksizin, ileri yönde atılan her adım değerlidir ve takdir edilmeyi hak eder.

Psikoterapiye başvurmayı düşünen insanların bir bölümünde “Psikoterapi bana faydalı olamaz”, bir bölümünde de “Bana hiç kimse yardımcı olamaz” düşüncesinin hakim olduğunu görürüz. Bu insanlar, bu düşünceye inandıklarında psikolojik destek almaya çok ihtiyaçları olsa da bu desteği almaktan sürekli olarak kaçarlar. Bu kaçışı, son derece bilinçli olduğunu düşündüğümüz entellektüel insanlarda dahi görebiliyoruz. “Ben psikoterapiden fayda görmem. Benim beynimin başka bir beyinle değiştirilmesi lazım” şeklinde ifade edilen ve günümüzün cerrahi olanakları düşünüldüğünde imkansız olan bir şeyin olmasını şart koşarlar. Halbuki değişim sağlamak ve iyi hissetmek için beynimizi değiştirmekten çok daha kolay ve imkanlar dahilinde olan, düşünme biçimlerimizi, yorumlarımızı değiştirmektir. Bilişsel davranışçı terapistler bunu tavsiye ederler ve psikolojik sorunların aşılmasında bu yaklaşım yararlı olur.

Paylaşın

Serhat Damar

ODTÜ Psikoloji Bölümü mezunudur. Uzmanlığını Klinik Psikoloji bölümünde yaparak Klinik Psikolog ünvanı almaya hak kazanmıştır. 2002 yılında mezun olduğu günden bugüne alanda çalışmaktadır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir