OKB yi Yenmek İçin Altın Rehber

okb yi yenmek için, okb den kurtulmak
OKB yi Yenmek İçin Kararlı Olun

OKB yi yenmek için belli yöntemleri sürekli olarak uygulamalısınız. Bunlar uygulanması kolay yöntemlerdir. Uygulayabilmek içinse OKB yi çok iyi tanıyın, özelliklerini öğrenin. OKB, yani Obsesif Kompulsif Bozukluk, bir anksiyete bozukluğu olarak tüm dünyada çocuk, genç ve yetişkin çok sayıda insanın hayatını etkileyen bir bozukluktur. Belirsizliğe ve emin olamadığınız durumlara tahammülsüzlükten, yepyeni başaçıkma biçimlerine geçiş yapmalısınız.

OKB, sizin için anlam ve önem ifade eden herhangi bir tehlikenin ya da felaketin ortaya çıkmasına dair düşünceler gönderir. OKB’nin gönderdiği bu düşünceler tümüyle olumsuz, istenmeyen, rahatsızlık veren düşüncelerdir. Obsesif kompulsif bozukluk, sizin için kötü bir duruma dikkatinizi çekerek “Bak bu olabilir” der.

Örneğin:

“Arabamla yolda ilerlerken bir yayaya çarpıp onun ölümüne neden olduysam?”

“Sevdiğim insanlardan birinin zarar görmesiyle ya da ölmesi ile sonuçlanabilecek bir hata yaptıysam?”

“Gittiğim diş hekiminde benden önceki hastada AIDS virüsü varsa ve ona kullanılan tıbbi gereçler sterilize edilmediği için AIDS virüsü bana da bulaştıysa?”

gibi, farklı olumsuz ve gerçekdışı düşüncelerle dikkanizi çeker. Biz insanlar bir yandan bu düşüncelerden kurtulmaya çalışırken diğer yandan da bu düşüncelerde geçen felaketlerin gerçekleşmemesini isteriz.

OKB konusunda yardımcı olduğum insanlar, bu tür düşüncelerdeki felaket senaryolarının ne denli abartılı ve saçma olduklarını bilmek ve bunların gerçekten saçma olduklarına daha sağlam inanmak isterler. Bir yandan da bu düşüncelerde geçen felaketlerin hiçbir zaman gerçekleşmeyeceğinden, hiç ortaya çıkmayacağından emin olmak isterler.

OKB’yi Yenmek İçin Düşünceyi Olduğu Gibi Kabul Edin

Düşünceyi olduğu gibi görmek son derece önemli olup, düşünce düşünce olarak kabul edilmelidir. İçeriğinde olumlu şeyler de bulunsa, son derece olumsuz felaketler de bulunsa, düşünce sadece içsel bir yaşantıdır ve kendisinden ibarettir.

Obsesif kompulsif bozukluğu olan insanlar bunun ayrımını yapmakta zorlanırlar. Düşünceleri durdurmaya çalışırlar, düşünmemeye ve bastırmaya çalışırlar, düşüncelerle savaşırlar, ve içeriğinde olumsuzluk, tehlike ya da felaket bulunan düşünceleri özellikle bastırma gayreti gösterirler. Bu yol yanlış yoldur ve kazananı bellidir.

Eğer ki OKB yi yenmek istiyorsanız, bu döngüyü kırmak zorundasınız. OKB düşüncelerini değiştirme, durdurma, bastırma ve yok etme çabaları başarısız olur çünkü hiçbir düşünce bu yöntemlerle bastırılamaz. Dahası, bu çabalarınızın her biri, OKB nin değirmenine su taşır.

Obsesif Kompulsif Bozukluğu, yani OKB yi yenmekle ilgili söyleyebileceğimiz çok şey var ancak burada sadece işe yarayan ve yaşamınızda etkili bir şekilde mücadele etmenize yarayacak yöntemleri ele alacağım.

OKB sorunu olan kişiler kendilerini tehdit ve tehlike altında hissettiklerinde kendilerini güvende hissetmek için bazı davranışlar gerçekleştirirler ve bu davranışlar yararsız olmaktan da öte, OKB yi güçlendirdikleri için zararlı davranışlardır.

Kaçınma, kaçma ve güvence arama şeklinde özetleyebileceğimiz bu davranışların tümü, anksiyetenin kısır döngüsünün devam etmesine sebep olur.

Bu kişilere önerim, anksiyeteden kurtulmak için yaptıkları davranışları yapmayı durdurmalarıdır. Bu davranışların rahatlatıcı etkisi, OKB nin sürmesine sebep olmaktadır. Anksiteyeniz tetiklendiğinde bir süre ona izin verirseniz, onu yaşama ve hissetme konusunda kendinize izin verirseniz çok uzun sürmediğini ve geçtiğini göreceksiniz. Bir an önce rahatlama, bir an önce güvende hissetme düşüncesi sizin aniden bir şeyleri yapmak için harekete geçmenize neden olur. Buna karşı gelmek gerçekten de cesaret isteyen bir durumdur. Siz de cesaretinizi toplayarak OKB ‘yi yenme yolları arasında yer alan bu önemli ilkeyi hayatınıza geçirmeye çalışın.

Onu yenebilirsiniz, onun anksiyetesi ile başedebilirsiniz. OKB ile başarılı bir şekilde başeden ve onu belli bir ölçüye çekmeyi, hizaya getirmeyi başarmış insanlar var. Bunu yaparken hayatlarında yararlandıkları ilkelerden biri, OKB yi yenebileceklerine olan inançlarıdır. “Bu nerden benim başıma geldi, ne talihsiz insanmışım” gibi sizi kötü hissettiren düşüncelere inanmayın ve “Ben onu yenebilirim” deyin, bu hissiyatı geliştirin. OKB çözümsüz bir sorun değil, tam tersine yaşamda deneyim kazanıp olgunlaştıkça insanların kendi kendilerine başetmeyi öğrenebildikleri bir durumdur.

Obsesif Kompulsif Bozukluğu Yenmek İçin Kendinizi Motive Edin

Moralinizi yüksek tutmaya özen gösterin. Her zaman kendinizi motive eden bir iç diyaloğunuz olsun. Bir insanlar kendimizle konuşuruz ve bu konuşmalara da “düşünce” deriz. Kendimizle konuşmalarımız son derece önemlidir çünkü bu konuşmalar, hem hissettiğimiz duyguları, hem hislerimizi, hem de davranışlarımızı etkiler. Bunların tümü de birbirini etkileyerek tüm yaşamımız üzerinde etkili olur. Bu nedenle de kendinizle konuşmalarınıza dikkat edin. Kendinizle güzel konuşun.

Belirsizliğe karşı tahammülsüzlük OKB nin önemli bir özelliğidir ve OKB si olan kişilerin belirsizliğe tahammül etmekte daha çok zorlandıklarını görüyoruz. Bazı durumlar belirsizdir ve gerçekten de sonucunun ne olacağı “tam” olarak bilinemez, yani emin olunamaz. Yaşamımızda tam kesinlik olan alanlar olduğu gibi tamamen belirsiz olan alanlar da vardır ve bunlardan emin olmaya çalışmak yerine belirsizliği olduğu gibi bırakıp kabul etmek daha yararlı ve doğal bir yaklaşımdır. Bir sınava hazırlanan bir öğrenci sınavdan yüzde yüz geçeceğinden emin olamaz. Hiçbir öğrenci için böyle bir eminlik söz konusu değildir çünkü sınava çok çalışsak da elbette olumsuz durumların da gerçekleşme olasılığı vardır. OKB insanları başarılı olma ve başarısız olma, her şeyi tam yapma ve hiçbir şey yapmamış olma arasında zor bir durumda bırakır.

OKB çalışan bir insanın yaptığı bir işi doğru olarak yaptığından emin olmak için defalarca kontrol etmesine neden olur. Yapılan her kontrol daha da fazla rahatsızlık hissedilmesine neden olur çünkü bir işi bir kere yaptıktan sonraki her kontrol davranışı zihnimizin ne yaptığını hatırlamasını daha da zorlaştırır. Tekrar tekrar kontrol etmesi ve bir kez daha baştan alması için zorlanan beynimiz, bir süre sonra neyi yaptığımızı, neyi yapmadığımızı hatırlamayı tümden bırakır ve pes eder. Aslında tekrar tekrar aynı yerde dönüp durma sonucu başımızın dönmesi gibi, beynimizi normal olmayan bir şeye zorlamamamız sonucu doğal olarak karmaşık bir halde ve yorgun düşmüş bir şekilde durma noktasına gelir.

Öğrenmek, okumakla ve çalışmakla olmaktadır. “Tam öğrenmeliyim” ya da “Tam öğrenemedim, eksik kısımlar kalmış olabilir” diyerek tekrar tekrar zorladığımızda öğrenmekten keyif almadığımız gibi, hatırlamakta da son derece zorlanırız. Kendimizi, bedenimizi, gözlerimizi ve beynimizi öğrenmek için çalışması için serbest bırakarak, okuyup geçerek ve kontrolü sadece 1 kez yaparak (o da gerekli olduğunu düşündüğümüzde) çalışmalarımızdan verim alabiliriz.

Sitemde yer alan ve herkese açık olarak paylaşılan 2 yorumla devam edelim:

İlk yorum şu şekilde:

“Kontrol etmeden duramıyorum”

“Serhat hocam, ben büyük bir şirkette asistan olarak görev yapıyorum ve görevim günlük olarak yazışmalar yapmak. Şirketin yazışmalarını takip ediyorum, bazı mailleri kendim yazıyorum bazılarını ise ilgili birimlere iletip onlardan gelen cevapları da ilgili yerlere gönderiyorum. Bazen bu mailleri yazarken kendimden emin olamıyorum ve defalarca kontrol ediyorum, bakıyorum. Şirketin mail hesabından çıkıp tekrar giriyorum ve tekrar çıkıp tekrar kontrol ediyorum. Aklımda şu düşünce oluyor “Ya mailde sorulan sorulara cevap vermediysem?”. Bazen de sadece “Acaba mail yazmadım mı, bir kontrol edeyim” şeklinde oluyor. Bundan kurtulmak için ne yapsam işe yaramıyor”.

Aslında bu durumdan kurtulmanın yolu var. OKB yi yenme yolları arasındaki en önemli yöntemlerden biri, OKB nedeni ile yapılan kontrollerin sayısını 1’e düşürmektir. Buradaki danışanımızın ifade ettiği gibi, mail yazdığından emin olmak için 100 kere kontrol etmek işe yaramaz, tam tersine zihin yorgunluğuna ve insan zihninde karmaşaya neden olur ve daha da fazla kontrolü gerektirir. Yapılması gereken, kontrol etme davranışını 1 ile sınırlamaktır. 2’ye izin verdiğinizde bu sayı 3, 4, 5 gibi sonsuza dek gidebilir. Buna izin vermeyip, “Tamam, ben mailimi gönderdim, emin olamadığım için 1 kez kontrol hakkımı kullandım ve gönderdiğimi gördüm. Bu yeterli” deyip düşünce ve davranış döngüsünü bitirmek en yararlısı.

İkinci yorum şu şekilde:

“Emin Olmak İçin Ne Yapmalıyım?”

“Hocam ben üniversiteye hazırlanıyorum ve çalışmalarım sırasında gerçekten doğru şekilde çalıştığımdan ve konulara iyi hazırlandığımdan emin olamıyorum. Çalıştığımı biliyorum ama “Ya iyi çalışmıyorsam”, “Ya aslında doğru çalışma yöntemini uygulamıyorsam” sorularını kendime soruyorum. Çalıştığım konularda kesinlikle gereken bilgiyi öğrendiğimden emin olmak istiyorum ancak bunu sağlayamıyorum. Emin olmak için ne yapmalıyım?”

OKB den Kurtulmak İçin, Emin Olma Çabasını Bırakın

Emin olmak için, özellikle emin olma ihtiyacından kurtulmak en yararlısıdır. Doğru çalışma yöntemini uygulamak isteriz ve uygularız ama bunun üzerinde fazla durmak istemeyiz. Çünkü zamanımızı çalışmaya ve gelişmeye ayırmak bizim için en iyisidir. Üniversite sınavına çok sayıda genç hazırlanıyor ve aslında hiçbiri ders çalışmalarının “iyi” ve “doğru” olduğundan emin olmadan çalışıyor. Hiçbirinin bu türden sorgulamalara çok da ihtiyacı olduğunu düşünmüyorum çünkü sınavda ihtiyaç duyulan puanı almayı sağlayan şey sadece çalışmak ve moraldir. “Ya iyi çalışmıyorsam?”, “Ya aslında doğru çalışma yöntemini uygulamıyorsam?” soruları ve öğrendiğinden emin olmak için kendini zorlamak, hatta kendi kendine baskı uygulamak, okuduğu konudan emin olmak pahasına zihnini ve beynini tekrar tekrar kontrole zorlamak ise çalışmak değildir. Aynı zamanda da insanın motivasyonunu kıran, moralini bozan bir davranıştır. Bunları yapmak yerine sadece çalışıp, kontrol etmeden ilerlemek, ihtiyaç hissedildiğinde ise sadece ” kez kontrol için izin verip 2. kontrole kesinlikle izin vermemek ise, sonuçları açısından sizin için en sağlıklısı olacaktır.

Klinik Psikolog Serhat Damar

Tavsiye Bağlantılar

Paylaşın

Serhat Damar

ODTÜ Psikoloji Bölümü mezunudur. Uzmanlığını Klinik Psikoloji bölümünde yaparak Klinik Psikolog ünvanı almaya hak kazanmıştır. 2002 yılında mezun olduğu günden bugüne alanda çalışmaktadır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir